Şehabettin Bey Filibe Hatıratı

Tarih, her zaman ilgimi çekmiştir. Tarihe hiçbir zaman geçmişte yaşanmış bir takım olaylar bütünü olarak bakmadım. Bunun aksine gelecek için bir hedef olarak gördüm. Felibe’de bulunan Şehabettin İmaret Camii ve Şehabettin Bey (Paşa) Türbesi’nin izlerini takip ederek ne demek istediğimi anlatmaya çalışacağım.

Şehabettin Bey

Sinop’lu olduğumu yazılarımdan anlamışsınızdır. Sinop’un tarihi ve kültürü üzerine ufak çaplı yüzeysel araştırmalarım oluyor. Bu yazının da konusu olan Şehabettin Paşa’nın ismini Facebook’ta tanıştığım Hamdi Gökçen ağabey vesilesiyle öğrendim.

Hamdi Gökçen ağabeyin paylaştığı bilgiye göre, Sinop 1461 senesinde Fatih Sultan Mehmet Han tarafından Osmanlı’ya ilhak edilir. Sinop’un ilhakı sonrası Candaroğlu İsmail Bey Filibe’de görevlendirilir. Filibe’ye giderken yanında Azaklıoğlu ve Şehabettin Paşaları da götürür. Filibe’de Şehabettin Bey adına Imarethane ve Cami yaptırılmış. Azaklıoğlu Paşa adına ise bir çeşme bulunuyor.

Tarihi kaynaklarda Şehabettin Bey, Orhan Bey döneminde yaşamış 1. Murat’ın lalası olan Lala Şahin Paşa’nın oğlu olarak geçiyor. Lala Şahin Paşa Beylerbeyi olarak Edirne, Filibe ve Zağra’yı almış.

Şehabettin Bey’in Sinop ile bağının nereden geldiğini araştırdığımda kesin bir bilgiye rastlayamadım. Doğal olarak iddianın sahibi olan Hamdi ağabeye bu durumu sordum. Kendisi verdiği cevapta, Şehabettin Bey adına Sinop’ta bir çeşme olduğu ve Candaroğlu İsmail Bey ile birlikte Filibe’ye gittini söyledi.

Şahsen Şehabettin Bey’in Sinop’ta kısa bir süre görev yaptığını düşünüyorum. Kaynaklarda detaylı bilgi olmamasını da buna bağlıyorum.

Sonuç olarak İsmail Bey, Azaklıoğlu Paşa ve Şehabettin Bey Sinop’tan Filibe’ye medeniyetin inşaasına katkıda bulunmak için görevli olarak gittiler. Oralarda gelecek nesle yani bizlere bir hedef bıraktılar;

“Biz Filibe’deydik, siz Viyana’da olun!”

Osmanlı sınırlarını 4 kıtada genişletti. Ülkeleri bir bir feth etti. Bu fetihler asla işgale dönüşmedi. Anadolu’dan feth edilmiş topraklara gidenler gittileri yerleri imar ve inşaa ettiler. Avrupa’nın barbarlık ve bağnazlık içindeki karanlığına ışık olup insanların gönül dünyalarını ihya ettiler.

Bize düşen hedef ise Yeni İstanbul Medeniyeti’ni tekrar 4 kıtada hatta bütün dünyada yaşatmak olmalıdır.

Bitirirken belirtmek isterim ki, Sinop tarih sayfasında ismi çok geçmese de önemli bir konuma sahiptir. Detaylara indikçe bu gerçeği daha iyi anlıyoruz.

2 Comments

  1. Azaklıoğlu ve Şahabettin Bey’in Sinop’taki en belirgin ve yaşayan izi olarak;Azaklıoğlu adına bir soak,Şahabettin Paşa için ise,halen akmakta olan bir çeşme bulunduğunu belirtelim

  2. Kaynak:”Açıklamalı Sinop Kitabeleri”-İsmail Ulus (Emekli Tarih Öğretmeni) İstanbul-2014 Sinop Belediyesi Kültür Yayınları:10
    Şahabettin Çeşmesi hakkında 134.sayfada Emir Şahabettin Çeşmesinden bahsedilir. Kitabede çeşme 1429 yılında Candaroğlu İsfendiyar Bey(İsmail Bey’in dedesi) kumandanlarından Emir Şahabettin tarafından yaptırıldığı yazılıdır.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*