Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı Magnificent

Magnificent Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı

Yazımızın odak noktası Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı. Kanuni’nin Yahudiler ile olan ilişkileri konumuzun omurgasını oluşturacak. Bu yazıda Osmanlı’ya karşı ilk Siyonist girişimi, Muhteşem lakabının nereden geldiğini, Kanuni’nin neden yahudilere imtiyazlar tanıtığını ve daha fazlasını bu yazımda öğreneceksiniz.

Yazımıza en başından Kanuni’nin validesi Ayşe Hafsa Sultan ile başlayalım. Ayşe Hafsa Sultan tarihi kaynaklarda bazen Kırımlı bazen de Polonya Yahudisi olarak geçmiştir. Hatta ilk isminin Helga olduğu belirtiliyor.

Kanuni’nin süt annesi olduğu belirtilen Afife Hatun, Israilogulları’ndan Hazreti Yuşa Aleyhisselam’ın kabrinin yerini bulduğu iddia edilen Yahya Efendi’nin annesidir. Yahya Efendi’nin Beşiktaş’ta tekkesi olduğu biliniyor.

Sultan Süleyman’ın validesi Hafsa Sultan’ın Kirası, “Strongila(h)” adında Kırım asıllı bir Karay’dı. Bu kadına ve çocuklarına vergi muafiyetinin yanında gayrimüslim köle edinme hakkıda verilmiş.

Çoğu tarihçiye göre Kanuni dönemi Osmanlı Yahudilerinin altın çağıdır. Yahudiliğe yaptığı hizmetler için kendisine Yahudi Ansiklopedisi’nde övgüler dizilir ve “Kral Solomon“, “Magnificent Süleyman” denilir.

Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı

Magnificent Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı

Nereden geliyor bu sevgi?

Fatih Sultan Mehmet Han Istanbul’u fethettiği dönemde direnmeyip teslim olan Yahudilere belirli imtiyazlar vermiş. Kanuni de bu imtiyazlara dayanarak Yahudilere ibadet yerlerini koruma hakkı vermiştir. Yine Kanuni döneminde Yahudilerin Müslümanların yapılarından daha yüksek yapılar inşa etme yasağı yoktur. Bu yasak Yahudiler için uygulanmamıştır.

Tarihi bir örnekle, Hekim Moşe Hamon‘un dört katlı bir taş konağı olduğu rivayet edilir. Yukarıda ismini zikrettiğim Yahudi Hekim Hamon ve ailesi “Evlad-ı Musa Fermanı” ile Kanuni döneminde tüm vergilerden muaf tutulmuşlardır.

Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı!

Dünyada pek çok kimselere nasip olmayan Yahudi övgüsü Kanuni’ye fazlasıyla nasip olmuş. Hatta Sultan Süleyman Yazımızın odak noktası Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı. Ünlü Yahudi A.Galante aynı Hz. Süleyman’a söyledikleri gibi Sultan Süleyman’a da “Şılamo a-Meleh” dediklerini ifade eder.

Sultan Süleyman için yapılan övgüler bunlarla sınırlı değil. Yahudilerin öluleri için kullandıkları rahmet sözleri Sultan’ın isminin önüne eklenerek söylenir. Bu nadiren yapılan bir şeydir.

Yüce Efendimiz Sultan Süleyman’ın hatırası daima yaşasın.

Yahudilerin imdadına yetişiyor!

Sultan Süleyman, Avrupa’da zulme ugrayan tüm Yahudilerle ilgilenmiş ve himayesine almıştır. 16.yüzyılda Hıristiyan devletlerinin aksina Osmanlı, Yahudileri yurtdışında dahi sultanın himayesinde tutan haklar vermiştir.

Tarihten örneklersek, Papa IV. Paul Ankona Yahudilerini yakarak cezalandırıyorken Kanuni sert bir mektupla Ankona Yahudilerini serbest bıraktırmıştır.

Kudüs’ten Budin’e!

Kanuni Süleyman, Kudüs’ün su şebekesi ve yıkılan surların inşaası için Mimar Sinan’ı vazifelendirmiştir. Kudüs surlarında Kanuni mührü bugün dahi durmaktadır.

Bugün bile Yahudiler Kudüs’de Kanuni’ye şükranlarını sunarlar.

Budin’in fethinden sonra şehrin anahtarlarını Joseph ben Salomon Aşkenazi‘den alması ilginçken bir fermanla bu Yahudiyi ve ailesini her türlü vergiden muaf tutması daha da ilginçtir. Budin’in fethinden sonra bir çok Macar Yuhudisi Istanbul’a yerleşmiştir.

Kan İftirası” davaları Moses Hamon‘un telkinleriyle yerel mahkemelerden alınmıştır. Bu davalara daha sonraları Kanuni’nin fermanıyla padişahın hukuk bilginlerinin kontrolüne verilmiştir.

Osmanlı’ya karşı ilk Siyonist girişim!

Kanuni’nin başdanışmanlarından olduğu iddia edilen ve II. Selim döneminde daha da etkili olduğu belirtilen Yasef Nassi 1553 yılında ilk Siyonist girişimi gerçekleştirir.

Yasef Nassi 1553 yılında Istanbul’a gelir ve 1000 duka karşılığinda Filistin’in Tiberias şehrini Sultan Süleyman’dan satın alır. Amacı tüm yahudilerin bir arada yaşadığı bir şehir kurmaktır.

Osmanlı kaynaklarında pek duyulmayan bu olayın tarihsel olarak ilk Siyonist girişim olduğunu söyleyebiliriz.

Konumuza dönersek, Yasef Nassi padişahtan aldığı “Bu adam ne istiyorsa onu yapın” fermanını şehri inşa etmesi için hagam Yasef ben Ardut‘a vermiştir. Şehir 1565 yılında tamamlanmış fakat dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan yahudilerin ilgisini çekememiştir.

Yasef Nassi aynı zamanda Osmanlı’yı faiz ile tanıştıran ilk banker olarak da bilinir. Ancak Tiberias projesi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

16. asrın mühim hahamlarından İtzhak Bar Şeşet İstanbul adlı eserinde şu ifarelere yer vermiştir;

Bu kitap 1566 eylül ayı sonunda, güzel şehir İstanbul’da, yüce bir hükümdarın, bir mümin çobanın, Sultan Süleyman Efendimizin şehrinde tamamlandı, ihtişamı daha da artsın, şerefine şerefkatsın. Yahudiye’nin ve İsrail’in kurtuluşunu ve kurtarıcısının Sion’a gelişini görmek ona da bize de nasip olsun

Yahudi Yazar kitabında Kanuni’ye mümin çoban demekle, onu kırk yıl boyunca ıssız çöllerde halkına çobanlık eden Musa Peygamber ile eşdeğer tutmaktadır.

Yine bir başka yahudi Minna Rozen’e göre; “1566’dan sonra (ölen) Yahudiler her şeylerini kaybetmediler ama yine de bir daha asla böyle bir zenginlik yaşamadılar.”

Masonik kriterlere göre yapıldığı kabul edilen Washington’daki Amerikan Temsilciler Meclisi binasında büstü olan tek Türk’tür. Resminin etrafındaki akasya motifi Masonik literatürde sonsuzluğu ve ihtişamı ifade eder.

Eski İsrailli diplomatlardan Abba Eban,“Mon Peuple” adlı kitabında şöyle yazmıştır;

“İranlılardan, Romalılardan ve her istilacılardan zulüm, kan ve işkenceye layık görülen Kudüs ve Yahudi halkı ancak Yavuz Sultan Selim’in Kudüs’ü fethetmesinden ve bu fethin Kanuni tarafından takviye edilmesinden sonradır ki, insanca yaşamanın, eşitliğin ne demek olduğunu ve huzur tadının ne anlama geldiğini öğrendi.”

Onuruna İbranice şiir yazılmış ilk Osmanlı padişahı olan Kanuni Sultan Süleyman’ın hangi nedenlerle yahudilere bu kadar yakın olduğunu bilemiyorum. Ancak öyle görünüyor ki yahudiler bir daha Muhteşem bir Süleyman bulamazlar.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*