Politik Düşünce 1 0

Mesele Dünyayı Kurtarmak! Kimler Bizimle?

Dünyayı kurtarmak birçok kişinin çocukluk hayalidir. Özellikle Cüneyt Arkın’ın “Dünyayı Kurtaran Adam” filmi ile büyümüşse. Küçükken bu hayallere ben de sahiptim. Dünyayı kötülerden arındıran, savaşlara son veren biri olmak isterdim. Şimdi ne düşünduğümü soruyorsanız cevabı yazıda saklı.

Dünyayı Kurtarmak

Şöyle bir baktığımda gördüm ki dindar ailelerde yetişen çoğu kişi dünyayı kurtarma hayalleri kurmuş. Gerçek bir şekilde olmasa da bizler de bombalar altında büyüdük. Filistin’de, Bosna’da, Türkistan’da, Afganistan’da ve Irak’ta haince öldürenlerle beraber yaşamasak da biz de onların hüzünleei ile büyüdük.

Ölen çocuklar, parçalanan bedenler, yarım kalan hayaller ve ölene değin hüzne terkedilmiş aileler. Küçük yaşta pek anlayamadığımız bu vahşet büyüdükçe daha belirginleşti. Dün tanıyamadığımız o zalim yüzler bugün netleşti. Belki de o haince vahşet ve dehşetli yüzler her zaman netti de bizler bu tabloyu yeni yeni daha net görür olduk. Yeryüzünde zulümler arttıkça tabloda büyümeye devam ediyor. Ben ise halâ dünyayı kurtarmak istiyorum.

Gülmeyin dostlar! Bu istek öyle sahte süper kahraman olmakla felan alakalı değil. Hem bu istek öyle imkansız da değil. Sokak sokak dolaşıp kağıt toplayan gencecik kardeşimiz için dahi imkansız değil.

Dünyayı kurtarabileceğinize inanıyorsanız yazıyı okumaya devam edin. Yok inanmıyorsanız bundan sonrasında size hitap edecek birşey bulamayabilirsiniz.

Dünyanın nasıl kurtulacağını -burada kurtaran biz oluyoruz- anlatmadan önce dünyayı kurtarmaktan ne anladığımızı belirtelim.

Dünyayı kurtarmak; Sömürü düzeninin olmadığı bir hayat için çabalamaktır. Çocukların bir hiç uğruna öldürülmediği, mülteci gemilerinde süründürülmediği bir dünya için çabalamaktır. Üç beş varil petrol uğruna anaların ağlatılmadığı bir dünya için gayret göstermektir. Güçlünün hukukunun değil, hakkın ve haklının hukukunun hüküm sürdüğü bir düzen kurmaktır. Parası olanın, parası olmayanı ezdiği bir dünya için değil, zengin-fakir ayrımı yapılmaksızın, sınıf ayrımı yapılmadan yaşanan bir dünya için çabalamaktır.

Hırsızlıkların, yolsuzlukların, mala kastın, cana kastın, ırkçılığın, marjinalliğin, şiddetin ve adaletsizliğin olmadığı bir dünya için çabalamaktır. Yani insan aklının kötü dediği şeylerin meşru hale getirilip iyi dediği şeylerin toplumun hafızasından silindiği bir dünya oluşmasını engellemek için canı pahasına çalışmak ve çabalamak bizim dünyayı kurtarma algımızı oluşturan temel düşüncedir.

Peki dünyayı nasıl kurtaracağız?

Her insanın dünyası farklıdır. Her insanda farklı bir kapsama alanı vardır. Fabrika işçisinde farklı, Cumhurbaşkanında farklıdır. Herkes kendi içerisinde oluşturduğu dünyasını kurtarmalı, adil düzeni getirmelidir. Kendi dünyamızı düzelttiğimizde dış dünyanında adaletli hale geldiğini göreceğiz.

Bu zor değil! Çalıp çırpmayan dürüst bir esnaf, düzgün bir şirkete sahip, işçilerin hakkını zamanında veren bir patron, halkına güzel hizmet veren bir belediye başkanı ve yolsuzluk ve rüşvetin önüne geçmek için canla başla çalışan bir bürokrat olmak. Dünyanın kurtuluşu burada ve bu kadar basit.

Yitirdiğimiz kişiliğimizi, ahlakımızı, ve dünya görüşümüzü farkedip kurtuluşun temel koşulunun kendimizi değiştirmek olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Sonuç olarak herkes kendi dünyasını kurtarmak için çaba gösterirse yaşadığımız dünya kendi kendini zaten kurtaracaktır, bunu göreceksiniz, göreceğiz.

Bu dünyayı kurtaracak olanlar bizleriz. Öyle ya da böyle biziz. Ve eninde sonunda zulüm ile abad olunmayacağını bütün dünyaya göstereceğiz.

Çok güzel günler göreceğiz inşallah!

Nizamettin Gümüş {Nizamettin Gümüş}

Okur Yazar Blogger. Siyasetten bahsetmeyi ve yazmayı sever. Memleketi Sinop’a tutkundur. Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir