Reklam Alanı
Pazar Yazıları 98 0

İyi bir yazı nasıl yazılır? İyi bir yazar nasıl olunur?

İyi bir yazı nasıl yazılır? İyi bir yazar nasıl olunur? Kendi deneyimlerimden yola çıkarak anlattım. Sizlerinde eklemek istedikleri varsa yorum yapmayı unutmayın.

İyi bir yazı nasıl yazılır? İyi bir yazar nasıl olunur?

Yazma işine soyunduğum an şunu biliyorum: Ne yazarsam yazayım, severek yazmalıyım. Sevdiğim ilgi duyduğum yazdığım zaman beni mutlu edecek konulara odaklanıyorum.

Sadece beğenileceğini umduğum, okurlar tarafından ilgi göreceğini ya da daha fazla tutulacağını ve buna bağlı olarak da daha çok okunacağını düşündüğüm şeyleri yazmaya çabalamak hem kendi kendimi gereksiz bir çerçeveyle kısıtlamama hem de tıkandığım noktalarda yazı yazma zevkinden mahrum kalmama sebebiyet veriyor.

Teknik olarak yazma eylemi ilk olarak zihnimde başlıyor. Zihnen yazıya başladığımda hemen yazıya bir son biçmeye kalkmıyorum. Bunu yapartığımda yazıyı o sona doğru sürüklemek, çekip sündürmek zorunda kalıyorum. Bu durum da yazının sağlıklı gidişini sekteye uğratıp onu zoraki bir sona doğru itiyor. Bu da yazının sıhhatini zedeliyor.

Bir yazar, hangi dilde yazarsa yazsın, o dilin dilbilgisi kurallarını gayet iyi bilir. Bu nedenle yazı işine soyunanlar dil bilgisi kurallarını iyi bilmeli ve yazarken de bu kurallara mutlaka uymalıdırlar. Bu konuda gösterdiğim dikkat yazdığım metinlerin okur tarafından daha kolay anlaşılmasına zemin hazırlar. Ayrıca bir yazı için gereken iç disiplini de böylece sağlamış oluyorum.

Ben de dahil yazı yazan arkadaşlarımızın içine düştükleri ilk tuzak büyük yazarlar gibi yazmaya çalışma tuzağıdır. Beğendiğimiz yazar ve şairler gibi yazmayı denemek, yazıya başlamadan intihar etmek demektir. Benzemeye çalıştığımız ya da geçmeyi arzu ettiğimiz yazar zaten rüştünü ispat etmiş bir isimdir ve biz onu geçemeyeceğinize göre bu yaptığımız anlamsız bir çaba olacaktır. İşin bir başka yönü de şudur: Geçmeye çalıştığımız yazarı geçemeyeceğimiz için bu durum bizim yazma şevkimizi kıracaktır. Sonuçta yazıyla aramıza aşılması güç bir duvar örmüş olacağız. O yüzden daha işin başındayken böylesi zor bir maceraya atılmamaya gayret gösteriyorum.

Yazıya ilk başladığımda kötü metinler kaleme alıyordum. Hatta çok kötü metinler de yazdığım oldu. Ancak kendim olarak kalmak kaidesiyle yazmaya devam ettikçe yazımın düzeldiğini ve böylece kalemimin daha başarılı mecralara kendiliğinden ve doğal olarak kaydığını gördüm. İyi metin, zamanla ortaya çıkıyor.

Yazımı bitirdikten sonra mutlaka birkaç defa okuyor ve düzenlemeler yapıyorum. Mümkünse bu okumaları gün içinde değişik saatlerde yapıyorum. Böylece hatalarımı daha net görerek onları düzeltme şansım oluyor. Yazılarınızda düzeltilecek çok hata bulmanız kötü değil, aksine iyi bir işarettir. Unutmayın, bu, sizin yazarken kendinizi geliştirdiğinizi gösterir. Yazıların okumasını yaparken metni sesli olarak okumanız da size farklı artılar sağlar. (Bu, tarafımdan denenmiş ve beklenenden fazlasıyla verim alınmış bir tavsiyedir.)

Yazıyı kaleme aldıktan sonra kendim dışında mutlaka ikinci bir göze, mümkünse yazara okuturum. Okuyan, yazan ve yazıdan anlayan ikinci bir gözün yazılan metin üzerindeki yapıcı/olumlu eleştirileri kalemim üzerinde müspet etki yapıyor.

Yazmak için belki de en önemli şart, basit ve kolay konuları seçmek olmalıdır. Ağır, felsefî ve derin konuları yazmaya çalışmıyorum. İnsanların bir kitapla, cilt cilt eserlerle tartışmaya açtıkları meseleleri ben veya siz birkaç sayfalık yazıyla çözemeyiz. Hatta bu konularda yeni ve farklı bir şey de söyleyemeyiz. Bu sebeple böylesi mayınlı bir sahaya hiç girmiyorum.

Yazımı bitirdikten sonra, son okumayı yaparken cümle içinde bir kelimeyi çıkarabiliyorsam, bunu yapınca cümlede bir bozulma ya da daralma olmuyorsa, o kelimeyi çıkarıyorum. Fazlalıklarından arındırılmış bir yazı, okurun beğenisini kazanır.

Nizamettin Gümüş {Nizamettin Gümüş}

Okur Yazar Blogger. Siyasetten bahsetmeyi ve yazmayı sever. Memleketi Sinop'a tutkundur. Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir