Doğru Kişi Olma Yolunda 3 Önemli Adım: Itaat Istikamet Itimat

0
10
views

Doğru bilinen, dürüst olarak kabul edilen bir insan olarak tanınmanın ve Allah’a karşı sorumlu kul olmanın yolu itaat istikamet itimat üzerinden geçmektedir. Bu yazımızda itaat istikamet itimat kavramlarının derinliklerine ineceğiz.

Itaat Istikamet Itimat

Itaat

Itaat; bir yöneticinin verdiği emirleri dinlemek ve onlara uymaktır. Müslüman herşeyden önce Allah’a itaatle, yani emirlerini yapıp yasaklarından kaçmakla mükelleftir. Insanın dünyevi ve uhrevi huzur ve mutluluğu da bu itaate bağlıdır. Itaatın zıddı isyandır.

Müslümanlar, Allah’a itaattan sonra Resulüne de itaata mecburdurlar. Devlet reisine ve kanunlarına itaat da yine müslümanlar için bir vecibedir.

Kur’an’da şöyle buyurulur:

Allah’a itaat edin, Allah’ın Peygamberine ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin.” (en-Nisa 59)

Ancak devlet reisinin, emir ve hükümlerine yasal olduğu, yani Allah’ın emir ve kanunlara uymak zorunluluğu yoktur.

Mesela, amir memuru rüşvet almaya, mazlumun hakkını çiğnemeye, kanunsuz işler yapmaya, devletin parasını çalmaya, devlet malını şahsi menfaatinde kullanmaya sevketmek istese, bu tür emirler dinlenilmez, boyun eğilmez. Ama yasal emirlerinde, amirine itaat şarttır. Memleketin dirlik ve düzeni, asayişin korunması bu itaata bağlıdır.

Istikamet

Istikamet; her işte ılımlı bir davranışta bulunmak; adaletten, doğruluktan ayrılmamak, dine uygun şekilde ve akıl çerçevesi içinde hareket etmek demektir.

Beş vakit namazın her rekatında müslümanlar, “Ey Rabbimiz, bizi doğru yola (sırat-ı müstakime) ilet” diye Allah’a dua ederler. Kur’an, her zaman doğru olmamızı, aleyhimizde olsa bile istikamet ve doğruluktan ayrılmamamızı emreder:

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol, istikamet üzere bulun.” (Hud 111)

Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve doğru olanlarla beraber olun.” (et-Tevbe 119)

Istikametin zıddı hıyanettir. Doğruluğu bırakıp emaneti çiğnemek, verilen sözde durmamak, insanların haklarına tecavüzden çekinmemek manalarına gelir.

Önemli olan, ne cübbe, ne hırkadır. Kişinin asıl dikkat etmesi gereken, doğruluk çizgisinden sapmamaktır.

Itimat

Itimat; güvenmek, emniyet etmek, bir şeye kalben güvenip dayanmak demektir. Halkın itimadını kazanmak, güvenilir olmak, kişi için güzel bir nitelik, mutluluk veren bir beceridir. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Kişiye dinine ve dünyasına ait herhangi bir konuda güven duyulması,mutluluk ve huzur olarak ona yeter.

Gerçekten de toplumda, itimat edilir birisi olarak bilinmek, büyük bir itibar göstergesi, hürmet ve saygı vesilesidir. İtimat edilir bir şahsiyete sahip bulunmak, aslında Peygamberlerin başta gelen hasletleri, temel vasıflarıdır. Sair insanlar da bu yüce ahlaka sahip oldukları nispette Peygamberlere özel bir ahlak ile ahlaklanmış olurlar.

Güven ve itimat duyulan kimseler, aynı zamanda pek çok ulvi haslet ve yüksek ahlakı da kendilerinde toplayan kimselerdir. Bu kimseler yalancılık, aldatma, ihanet, kandırma, hilekarlık, haksızlık, çıkarcılık gibi kötü huyların zıtları olan doğruluk, dürüstlük, hakperestlik, diğergamlı gibi yüksek vasıflara da sahiptirler.

Ekonomik ve sosyal hayatın devamı, büyük ölçüde bireyler arasında itimad ve güvenin varlığına bağlıdır. Insanların birbirlerine olan güven ve itimatları sarsıldığı takdirde, toplumdan huzur ve emniyet kalkacak; herkes birbirinden çekinir, korkar, şüphelenir hale gelecektir.

Bu durum ise, toplum hayatını temelden sarsacağı gibi, bilhassa ekonomik hayatı büyük ölçüde etkileyecek, felce uğratacaktır. Zira iktisadi hayatta itimat ve güvenin yeri son derece mühimdir. Fertler biribirlerine güven duymaz, aldatılmaktan çekinir ve şüphelenirse, birlikte nasıl iş yapılacak, nasıl şirket ve ortaklıklar kurulacak, nasıl yatırımda bulunulacaktır?

Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz: “Doğru ve güvenli (itimat edilir) tüccar, kıyamet gününde Peygamberler, doğrular (sıddıklar) ve şehitlerle birlikte haşrolur” buyurmuştur.

Özet olarak diyebiliriz ki: Mü’min güzel huyu, doğru ve müstakim davranışları ile, herkesin itimadını kazanmaya, güvenilir ve emniyet edilir biri olmaya çalışmalıdır. Şahsına karşı beslenen itimadı kıracak tutum ve davranışlardan titizlikle uzak kalmalıdır. Her hususta güvenilen biri olmakta, kişi için maddi ve manevi kazanç ve faydalar olduğu gibi, toplum için de büyük yarar ve maslahatlar söz konusudur.

Bir toplumda, bireyler arasında oluşan güven duygusu, o toplumu ayakta tutan manevi direklerden biridir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here