Müslüman’ın Ekonomisini Düzeltecek 3 Adım: İktisat Kanaat Ülfet

Her hususta tutumlu olmalı orta yolu bulmalıyız. Çalışmakta gayretli olmalı, ama elde ettiğimiz neticeyle de yetinmeliyiz. İnsanlarla kaynaşmalı, geçimli olmalıyız. Bir Müslümanın ekonomik hayatını düzeltecek üç önemli kavram: İktisat Kanaat Ülfet

İktisat Kanaat Ülfet

İktisat

İktisat; tutumlu hareket etmek, gerektiğinden ne az ne de çok harcamaktan kaçınmak, orta yoldan yürümek demektir. İnsan tutumlu olmak sayesinde rahat ve huzurlu yaşar. Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem; “İktisada uyarak yaşayan fakir olmaz” buyurmuştur. İktisadın zıddı israftır. İsraf, aşırı gitmek, saçıp savurmak, gereğinden fazla yersiz harcama yapmak demektir.

İsraf, bireylerin ve toplumların yıkılmasına sebeptir. Bunun içindir ki Kur’an’da; “Allah Teala israf edenleri sevmez“, “Saçıp savuranlar şeytanın kardeşleridir” buyurulmuştur. (el-İsra, 27)

İktisat, cimrilik ile savurganlık ortasında bir yoldur. kur’an’da şöyle emredilmektedir; “Elini boynuna bağlanmış yapma. Tamamen de açma. Sonra kınanır, üzüntü içinde kalırsın.” (el-İsra, 29)

Tutumlu olmak, sadece yemede, içmede, para harcamada olmaz. İslamiyet, her hususta, hatta ibadette bile iktisadı, yani, aşırılıktan kaçınmayı, orta yoldan yürümeyi emretmiş; savurganlıktan sakınılmasını istemiştir.

Mesela, abdest alırken suyu fazla harcamak, dinimizde mekruhtur. Resulullah Efendimiz Aleyhisselam bir gün Ashabdan Sa’d bin Ebu Vakkas’ı suyu bol bol dökünerek abdest alır halde görmüş ve ona:

“Bu israf ve savurganlık nedir ki?” demişti.

Sa’d bin Ebu Vakkas hayret dolu bir sesle: “Abdestte de israf olur mu ya Resulallah?” diye sordu.

Peygamberimiz Sa’d’a şu karşılığı verdi:

“Evet, akan bir nehrin kıyısından bile abdest alsan, suyu bol bol harcadın mı israf olur.” (Ibn-i Mace)

Demek ki müslüman, her hareketinde tutumlu olmak, bilhassa doğal kaynakları israfsız kullanmak zorundadır.

Kanaat

Kanaatı yanlış anlamamak lazımdır. Kanaat, az kazanç ve az çalışma ile yetinip tenbellik içinde yaşamak değildir. Belki hırs ve açgözlülükten kaçmak, başkalarının elindekilere göz dikmeyip hakkına razı olmak, gönül huzuruyla yaşamaktır.

Kanaat, kişinin gayret ve çalışması sonunda elde ettiği neticeden hoşnut kalmasıdır. Var olanı yeterli bulup çalışmayı terk etmek ise; himmetsizlik, gayretsizlik ve tenbelliktir. Yüksek bir nitelik olan kanaat ile ilgisi yoktur.

Kanaat aslında bir gönül zenginliğidir. Göz tokluğudur. Zengin bir kalbe sahip olan bir insan, Allah’ın bir lütfu olarak kavuştuğu nimete ve hale şükreder. Hiç kimsenin desteğine ihtiyaç duymadan onurlu bir şekilde yaşar. Açgözlülük edip kıskançlık ateşleriyle kendini yakmaz. Hırs ile kendini yiyip bitirmez.

Bu sebeple Peygamber Efendimiz Aleyhisselam: “Kanaat tükenmez bir hazinedir” buyurmuşlardır. Diğer bir hadis-i şeriflerinde de; “Allah’tan kork ve şüpheli şeylerden kaçın, insanlar içinde en iyi kul olursun. Kanaatkar ol, insanların en çok şükredeni olursun” demişlerdir.

Kanaatkar insan, hiç kimseye ihtiyaç duymadan, eline geçene şükrederek onuruyla yaşar. İsraf ve hırs sebebiyle, haram kazanç yollarına başvurmak zorunda kalmaz.

Bu hususta Peygamberimiz Aleyhisselam şu şekilde ifade buyurmuşlardır: “Kanaat eden izzetli olur, açgözlülük eden ise zillete düşer.

Ülfet

Ülfet; hayatı paylaşmak zorunda olduğumuz kimselerle görüşmek, konuşmaktır. Insanlarla kaynaşmak, güzel geçinmek, sevecen olmak demektir.

Insanlar toplu halde yaşarlar. Herkes birbirine muhtaçtır. Bu bakımdan birbirleriyle görüşmek, konuşmak, iyi geçinmek zorundadırlar. Güzel ahlak sahibi bir kimse, insanlarla iyi geçinir, güzel ilişkiler ve samimi dostluklar kurar. Böylelikle herkesin sevgisini ve güvenini kazanır. Zaten dinimizin emri de budur.

Ülfetin belli başlı sebepleri: İnanç birliği, soy bağı, akrabalık, sevgi ve dostluk gibi hususlardır.

Ülfetin zıddı uzlettir. Uzlet, bir köşeye çekilip kendi başına yaşamak, herkesten uzak kalmak demektir. Bu hale inziva da denir.

Aslında kötü ahlaklı, şerli kimselerle dostluktan ve beraberlikten insana zarar gelir. Bu bakımdan herkes ile görüşmek elbette uygun değildir. Fakat herkesten kaçmak da yerinde bir davranış olmaz.

Şu halde makul bir sebep olmadan insanlardan uzaklaşmamalıdır. Bu konuda Peygamberimiz Aleyhisselam’ın şu sözleri anlamlıdır;

Mü’min ülfet eder ve kendisiyle ülfet edilir. Ülfet etmeyen ve kendisine ülfet edilmeyen kimsede hayır yoktur.

İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.

Diğer dosyalar:
1- Insanı Güzelleştiren 3 Güzel Huy: Takva Edep Ihlas
2- Doğru Kişi Olma Yolunda 3 Önemli Adım: Itaat Istikamet Itimat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir