FETÖ ile mücadele kapsamlı yorum analiz

FETÖ ile mücadele

FETÖ ile mücadele analizi yapmadan önce FETÖ nedir? sorusuna cevap vermek gerekir. FETÖ; Fethullahçı Terör Örgütü. Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde bulunan Fethullah Gülen adlı terörist başının malikanesinden Haçlı Devletlerinin (Amerika, İngiltere, Almanya ve Fransa) yanı sıra Siyonist İsrail devletinin güdümünde yaptığı çalışmalar ile ülkemizde siyasi ve silahlı eylemler yaparak, devletimizin, milletimizin ve ülkemizin bekasına kast eden hainler topluluğu terörist yapılanmadır. FETÖ’yü diğer terörist örgütlerden ayıran en büyük özelliği, bu ülkenin zeki evlatlarının beyinlerini yıkayarak veya şantaj yönetimiyle kendisine bağlayıp, ülkesine, devletine ve milletine karşı hain yapmasıdır.

FETÖ, geçmişi incelendiğinde ülkemizin son 40 yılının karanlık ve kaos ortamında geçmesinin tek faili olarak görülmektedir. İlişkilerini sol marjinal gruplar, PKK ve Amerikan istihbaratı CIA ile geliştirerek büyük bir terörizm ağı kurduğu anlaşılmıştır. Birçok gazetecinin, siyasetçinin ve bürokratın ölümlerinin ardında Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) olduğu iddia edilmektedir. Fethullah Gülen’in yıllar önce yaptığı bir konuşmada “Ben bu devleti ele geçirmenin planını 20 yaşımdayken yaptım” demesi bu tezi desteklemektedir.

FETÖ ile mücadele ne durumda?

Birçok gazeteci ve köşe yazarına göre FETÖ ile mücadele gerektiği şekilde yürütülmüyor. Ak Parti bünyesinde FETÖ temizliğinin tatmin edici derecede olmaması, bazı vekil, bakan ve belediye başkanlarının mücadele kapsamında görevden alınmaması, görevden alınan kamu personellerinin arasında iftiraya uğramış masum insanların da olması bu itirazların ana nedenini oluşturuyor. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ve darbeci Tümgeneral Mehmet Dişli’nin kardeşi Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Şaban Dişli’nin hala koltuğunda oturması itirazlara örnek olarak gösteriliyor. Diğer bir iddia ise FETÖ ile mücadele görevinin yine FETÖ ile ilişiği bulunanlara verildiğidir. Bu iddianın doğruluğuna ise ihbarlara gerekli önemin verilmemesi ve masum insanların görevden alınması kanıt olarak gösteriliyor.

İtirazlar yükselse de devlet FETÖ ile hiç mücadele etmiyor diyemeyiz. Birçok kurumdan FETÖ ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle ihraç edildi. Rakamlarla konuşmak gerekirse; Milli Eğitim Bakanlığı’nda 28 bin 163, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 7 bin 669, Sağlık Bakanlığı’nda 2 bin 18, Diyanet İşleri Bakanlığı’nda bin 519 kişi ihraç edildi. 24 merkez valisinin de kamu ile ilişiği kesildi. TSK’da ise 151’i general toplam 4 bin 451 askerin ilişiği kesildi.

İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın görevden alınması ve yerine TRT binasını beylik tabancasıyla basarak darbecilerden temizleyen Süleyman Soylu’nun getirilmesi mücadele dozunun artacağını gösteriyor. Büyük ihtimalle bürokrasi ve siyasette büyük operasyonlar yapılacak. FETÖ ile mücadele yanında PKK ve diğer terör odaklarına karşı sert önlemler alınacaktır. HDP’nin kapatılması dahi gündeme gelebilir.

Yabancı basında FETÖ

Türkiye, kendi içerisinde FETÖ ile kapsamlı bir mücadelenin savaşını verdiğini biliyoruz. Ancak FETÖ gibi bir yapıyla mücadele ediyorsanız, yabancı devletlerin de bu terör örgütüne karşı tutumunu değiştirmesini sağlamalısınız. Böyle bir durumun mümkün olmadığını düşünebilir, FETÖyü destekleyenlerin zaten yabancı devletler olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak siz dışarıya karşı tutumunuzun ne derece kararlılık içerdiğini anlatmak ve belirtmek istiyorsanız sonuç alamayacağınızı dahi bilseniz de gerekli çalışmaları yapmaya mecbursunuz.

Size dış basından birkaç haber aktaracağım. Bu haber iktibasları ile FETÖnün gücü nereden aldığını ve yabancı devletlerin FETÖye bakışının neden değiştirilmesi gerektiğini anlayacaksınız. 15 Temmuz girişiminin başarısız olmasının ardından mevcut hükumete destek açıklamaları yapsalar da Batılıların iki yüzlü bir siyaset izlediğini hepimiz biliyoruz.

“Gülen ağı”, “Gönüllü sürgündeki imam”, “ılımlı vaiz”, “Erdoğan’ın ezeli düşmanı/eski müttefiki”, “Pensilvanya dağlarında yaşayan yaşlı ve hasta adam”, “Afrika’da etkili cemaat”, “zehirli yılan” gibi tanımlamaları tercih etti. Alman basını FETÖ’yü terör örgütü olarak göstermemek için sıklıkla “sözde” kelimesine başvurdu.(ALMANYA:)

“Eski müttefik”, “sürgündeki vaiz”, “ruhani lider”, “75 yaşında hasta ve yorgun adam” sıfatları kullandı. Türk yetkililerin FETÖ tanımlamalarının tırnak içinde verilmesinin tercih edildiği Fransız basının bu tutumu, teröre karşı Türkiye ile dayanışma örneği gösterilmemesi olarak değerlendirildi.(FRANSA)

“Karizmatik din adamı”, “77 yaşındaki dini lider”, “münzevi din adamı”, “muhalif”, “dinler arası diyalog mesajları veren” gibi sıfatlar tercih edildi. “Terör örgütü ve paralel yapı” ifadeleri ise iddia seviyesinde tutuldu. Araştırmada, uluslararası basının genellikle bu örnekleri veren Batı basınının tanımlamalarını tercih ettiği vurgulandı.(İNGİLTERE:)

İngiliz oyunları

Ülke içerisinde FETÖye, Suriye’de PYD, PKK ve IŞİD (DAEŞ-DEAŞ) karşı yaptığımız operasyonlar konusunda bir haber daha paylaşmak istiyorum. Ortadoğu’da bulunan kaos ortamının baş sorumlusu olan İngiltere, medyası aracılığıyla ülkemize ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmaya devam ediyor. Yayınlana bir karikatür ve haberde şöyle deniliyor;

FETÖ ile mücadele

“Ankara’nın risk sıralamasını değiştirmek zor: Gülen yok edilebilir, IŞİD bir gün ortadan kaybolacaktır, ama Kürtlerin, Suriye sınırının her iki tarafındaki ilerleyişi Türkiye’nin sınır bütünlüğüne yönelik sürekli bir tehdit olarak kalacak.”

Ayrıca daha önceki Darbe Sonrası Sorulan Sorulara Cevaplar adlı yazımı da okuyabilirsiniz.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*