Dernekçilik Siyaset ve Hizmet İlişkileri

Bizim bildiğimiz adıyla dernekçilik gerçek manasıyla sivil toplum anlayışımızı Recep Tayyip Erdoğan öncesi ve sonrası olarak iki kısıma ayırmak istiyorum. Erdoğan öncesinde, sivil toplum örgütleri belirli projeler hazırlar, bir takım hedefler ortaya koyar siyasi erkler ise bu hedefleri takip ederdi. Ancak Erdoğan’ın güçlü refleksleri ve ileri görüşlülüğü kendisini her zaman sivil toplumun bir adım önünde götürüyor. Bu noktada iki görüşüm var. Birincisi, siyasi akıl daha geniş bir alanda çalışmalarını sürdürüyor. İkincisi, sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinde vizyon darlığı var.

Birinci seçenek bize siyasi iradenin sosyal devlet anlayışının geliştiğini, devletin her alanda hizmet edebileceğini anlatıyor. Son 15 yıldır yapılan hizmetleri göz önünde bulundurursak bu tezin haklılığı ortadadır. Bununla birlikte devlet hizmet ağını ne kadar genişletse de sivil toplum kadar etkili olamayabilir. Bu bir eksiklik değildir. Aradaki boşluğu kapatmak sivil toplum kuruluşlarının asli görevidir. Daha fazla sorumluluk üstlenerek geniş açılı perspektifle cemiyet hayatımıza yön vermelidirler.

dernekcilik

Yerelde Dernekçilik Anlayışımız

Bizim dernek olarak bildiğimiz aslında sivil toplum örgütü olan kuruluşlar nedir? Bunun açıklamasına bakalım. Sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları yapan, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kar amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır. Ülkemizde Yüzlerce Sivil toplum kuruluşu, dernekler, vakıflar bulunmaktadır.

Bir beldenin gelişmesi ve tam manasıyla sosyalleşebilmesi için en önemli öğelerden biri de sivil toplum örgütleridir. Think tank (Düşünce kulübü) bilinciyle hareket eden sivil toplum kuruluşları yaptıkları etkinlikler ve geliştirdikleri projelerle yol gösteren ufuk açan konumda olmalıdır. Toplumun değerlerini, eksilerini, artılarını ve nötr yönlerini belirleyip ilgili birimler ile ortak hareket eder. Maddeler halinde sıralarsak asli görevleri şöyledir;

1- Siyasi, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel gayeler çerçevesinde çalışmalar ve etkinlikler yapar.
2- Devlet etkisinin zayıf kaldığı konularda araştırma, tesis ve hizmet sağlayarak devlet işlerindeki sorunların ve gecikmenin kapanmasına yardımcı olur.
3- Vatandaşların seslerini duyurmalarını, sorumluluk almalarını ve devlet ile kurdukları etkileşimi diyoloğa geçirmeyi sağlarlar. Toplumsal anlamda bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yaparlar.
4- Toplumun zararına olan etkenlerin ortadan temizlenmesi için çaba sarf ederler.

Derneğimiz ne kadar apolitik?

Yukarıda sivil toplum örgütleri ve anlayışı hakkında uzunca bilgiler verip mesajımızı ilettikten sonra konumuza giriş yapabiliriz. Sokaktaki insanın sosyalleşmek adına yaptığı şey gidip bir hemşehri derneğine üye oluyor. Çok fazla bir beklentisi olmayan vatandaş en azından yukarıda verdiğim maddelerden 3. olanın yapılmasını ister. İşte bu noktada derneklerimizin kendisini sorgulaması gerekir.

Dernekler özellikle de hemşehri dernekleri son dönemlerde siyasilerin arka bahçesi, güç gösterisi yaptığı kurumlar halini aldı. Siyasi bir güç ve gösteri peşinde olanlar politik erkanı toplayıp soluğu dernek ve lokallerde alıyor. siyasetçiler nutuklarını çekip ayrıldıktan sonra geriye havanda su döven dayının mutluluğu(!) kalıyor.

Derneklerimiz, dernekçilik hedeflerimiz ve cemiyetçilerimiz yukarıda kodlarını verdiğim anlayışa bir an evvel geri dönmelidirler. Derneklerimizi, vakıflarımızı ve bilumum sivil örgütlerimizi halkın yararına çalışan, halk için kurulmuş kurumlar haline geri getirmeliyiz. İsmi ve tabelasından gayrısı olmayan, seçimden seçime rağbet gören, siyasilerin nutuk atma yerlerini; ortak akıl ile toplumun sorunlarına çözümler üreten, gerekirse siyasete hedefler gösteren, yardımlaşma ve dayanışma ortamının sağlandığı yerler olarak yola devam ettirmeliyiz.

Ayrıca bir önceki Fetö Yeni Türkiye’nin Gelişimini Engelleyemeyecek adlı yazımı da okuyabilirsiniz.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*