Deniz ve Gökyüzüyle Yoldaş Mavi Yolculuk

[dropcap]Ş[/dropcap]imdiye dek hiç mavi yolculuk yaptınız mı? Yanıtınız evet ise zaten çoktan müdavimi olmuşsunuzdur. Hayır ise tekneyi nasıl kiralayacağınızdan yemekleri nasıl seçeceğinize, hangi koyları tercih edebileceğinizden restoran duraklarına dek bazı önerilerim var.

Mavi Yolculuk

Bodrum’un, henüz kimsenin bilemediği bir sahil kasabası olduğu dönemde İstanbul’un önde gelen ailelerinden birinin oğlu olan Cevat Şakir bir suç işler ve İstanbul’dan Bodrum‘a sürgün edilir. İşte böyle başlar Halikarnas Balıkçısı‘nın hikayesi. Halikarnas balıkçısı Bodrum’u terk edemediği için sıkça arkadaşları gelir ve karpuzların denizde soğutulduğu, daha yüz yıkamadan deniz suyuyla uyanılan, gece yıldızların altında uykuya dalınan uzun tekne yolculuklarına başlarlar. Ve bu dost meclisleri mavi yolculuğun doğuşu, Halikarnas Balıkçısı ise mavi yolculuğun önderi kabul edilir.

Peki mavi yolculuk deyimini yaşamak için nelere ihtiyacımız var? Öncelikle teknesi olan şanslı insanlardan değilseniz tabi ki bir tekneye ve sonrasında ise en önemlisi uzun süre neredeyse yan yana olacağınızı düşünerek iyi bir arkadaş grubuna.

İlk adım: Tekne seçimi ve kiralama

Mavi Yolculuk Tekne Seçimi ve Kiralama

Ege’nin bir çok yerinde tekne kiralaması yapan şirketler bulabilirsiniz ancak benim önerim fiyatların uygunluğu açısından Marmaris’i tercih etmeniz. Tekne seçiminde uzun yolculuklar ve kalabalık gruplar için geniş alan çok önemli, bu sebeple teknenizi gulet tipi seçmeniz daha faydalı olacaktır. 4-6 kişilik bir grup iseniz 3 kamaralı fakar 6-10 kişi arasındaysanız kesinlikle 4 kamaralı ve üstün bir gulet kiralamanızı tavsiye ederim. Kamara sayısı teknenin açık alan büyüklüğüyle de doğru orantılı olduğu için bu nokta tatilinizin keyifli geçmesi için çok önemli. Tekne kiralama firmalarına ödeyeceğiniz fiyatlara tekne mürettebatınız ve aşçınız dahil oluyor fakat mutfak alışverişi ekstra ödeniyor şimdiden bilginize.

Guletlerin fiyat ortalamaları ise benzin dahil haftalık olarak 8 bin ile 10 bin TL arası değişiyor. Tabi erken rezervasyon ve sezon dışı zamanlarda bu fiyat hayli düşüyor.

2. Adım: Rota seçimi ve yolculuğa başlangıç

Mavi Yolculuk Rota seçimi ve yolculuğa başlangıç

Marmaris’ten tekne kiraladığınızda Türkiye için en iyi iki mavi yolculuk rotası olarak bilinen Göcek ve Selimiye Bozburun yönüne gitmeniz mümkün. Benim tavsiyem, gideceğiniz mevsime göre seçim yapmanız çünkü Göcek bölgesi mayıs-haziran ve eylül ayı için sıcaklık sizi bunaltabilir. Tatil zamanınızı temmuz ve ağustos ayına ayarladıysanız eğer, Selimiye-Bozburun rotasını seçmeniz sizin için daha serin ve keyifli bir tatil imkanı sunacaktır. İki rota hakkında daha detaylı bilgileri yazımın devamında size aktaracağım.

Kiralık tekneler genelde haftalık olarak kiralanıyor ve otel mantığında aynı gün müşteri değişimi yapılıyor, bu sebeple uçak biletinizi öğlenden sonra Marmaris’te olacak şekilde almanız gereksiz bekleyişinizi engeller. Valizinizi gereksiz abartı kıyafetlerden ziyade mayolar, sportif kıyafetler ve güneş koruyucularıyla doldurmanızı tavsiye ediyorum. Ayakkabı giymeyi ise bir hafta süre boyunca unutun sadece bir adet terlik işinizi görecektir. Yolda başınıza gelebilecek kazalar ve hastalıklara karşı yanınıza bol çeşitli bir ilaç kutusu almayı unutmayın. Ve tabi ki engin maviliğin tadını çıkartmak için şnorkel palet ikilisini kesinlikle edinin.

3. Adım: Yeme – İçme

Mavi Yolculuk Yeme – İçme

Tekneye adımınızı attığınızda sizi karşılayan mürettebat ve aşçınızla birlikte bir alışveriş listesi yapmanız gerekiyor. Bu konuda sakın panik olmayın çünkü yıllardır bu işi yapan mürettebat sadece size özel yemek tercihlerinizi soruyor ve talebe göre bir haftalık alışveriş listenizi eksiksiz şekilde yapıyorlar. Alışveriş listenizi ikiye bölüp aralıklarla satın almanız ürünlerin bozulmaması için faydanıza olur. Bölgenin taze meyve sebzelerinden seçip zeytinyağlı ağırlıklı bir menü oluşturmanızı tavsiye ederim. Balık işini ise turunuzun devamında koylardan taze günlük bir şekilde alarak halledebilirsiniz. Ayrıca demirleyeceğiniz limanlarda köylü teyzeler tarafından yapılan tandır ekmeklerinden alacağınız için o bölümü de es geçmenizi tavsiye ediyorum.

Alışveriş listeniz oluşturulduktan sonra, kaptanınız tarafından marinadaki marketlerden temin ediliyor ve tekneye gönderilip mürettebat tarafından yerleştiriliyor. Size düşen sadece anın tadını çıkartmak. Acaba lezzetli yemekler yiyebilecek miyiz sorusunu düşünmeyin bile çünkü daha ilk günden itibaren denizcilerin aynı zamanda ne kadar usta birer aşçı olduklarına şahit olacaksınız.

Göcek rotası

Mavi Yolculuk Göcek

Mis gibi kokusu, turkuaz bir deniz ve huzur Göcek’te sizi bekliyor. Eşsiz Göcek koylarının birbirine çok yakın mesafede olması sayesinde seyir halinde çok vakit kaybetmeyip denizin ve güneşin tadını daha fazla çıkarmanız mümkün. Kesinlikle uğramanız gereken koyları da yazacağım elbette.

Hamam Koyu (Kleopatra Koyu)
Adından da anlaşılacağı gibi Kleopatra’nın koyu olarak biliniyor bu güzel cennet. Hatta Kleopatra’nın bu koya yıkanmak için bir hamam yaptırdığı da biliniyor. Hamamın kalıntılarını günümüzde hala görmek mümkün. Aynı anda mısırlı askerlerin Kleopatra’yı korumak için inşa ettiği duvar kalıntıları da koyu süslüyor. Bu güzel koy eşsiz maviliğinin büyüklüğü sebebiyle doğada yürüyüş yapmak isteyenler için de ideal.

Amnias River veya Gökırmak Sizce Hangisi?

Bedri Rahmi Koyu
Eski adı Taşkaya olan bu koyun ismi Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1974’te adaya yaptığı bir ziyaret sırasında büyükçe bir kayaya kocaman bir balık resmi çizmesiyle onun ismini almış. Gelenlerin bu balık resmiyle fotoğraf çektirmeden dönmediği bu koy ayrıca 2 adet restoranda sahip. Bu restoranların kendi bahçelerinden toplayarak yaptıkları kabak ve patlıcan kızartmasının ünü ise Göcek sınırlarını aşmış. Ben teknemden vazgeçmem diyorsanız restoranların tekneye servisleri de mevcut. Ayrıca bu koy içinde barındırdığı çok sayıda Caretta Caretta kaplumbağaları ile de eşsiz bir yüzme deneyimi yaşatıyor.

Göbün Koyu
Büyüleyici bir doğaya sahip olan bu koy tarih severler için de biçilmiş bir kaftan. Koyda bulunan antik kral mezarları ve geçmişi Bizans’a dayanan kalıntılar koya mistik bir hava veriyor. Kıyıda bulunan ahşap iskelesi sayesinde kolayca kıyıya çıkabilir ve keşif yapabilirsiniz. Ek olarak kıyıda bulunan restoranda rakiplerinin aksine çok makul fiyatlarla taptaze deniz mahsullerinden oluşan keyifli bir akşam yemeği de yiyebilirsiniz.

Marmaris rotası

Mavi Yolculuk Marmaris Rotası

Serçe koyu
Sadece deniz ulaşımı olan bu koy yüzyıllardır denizcilerin gözdesi. Dar bir girişi olan, dalgalardan ve rüzgardan tamamen korunmanızı sağlayan Serçe koyu turkuaz denizinin yanı sıra içinde barındırdığı Roma ve Helenistik Döneme ait batıklarla da gelenlerin ilgisini çekiyor. Bu batıklardan birinden çıkarılan dünyanın bilinen en büyük İslam cam koleksiyonu halen Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte.

Dirsek Bükü
Dirsek Bükü görenlerde hafızalardan silinmeyecek bir görüntü bırakıyor. 30-40 metre derinlikte bile deniz yüzeyini çok net görebileceğiniz bu eşsiz koy, sualtı dünyasını sevenlere adeta bir hazine. Deniziyle bölgenin en iyisi olmaya aday bu sessiz koy insana cennetteymiş hissi yaşatıyor.

Selimiye
Eskiden sessiz sakin bir sahi kasabası olan Selimiye yıllar geçtikçe popülerliğini arttırıyor. Eskiden çoğunlukla tekne müşterilerine hizmet veren bölge artık tatilcilerin gözdesi haline gelmiş durumda. Mavi yolculuk sırasında biraz sosyalleşmek isterseniz çok iyi bir durak noktası. Sahil boyunca yan yana sıralanmış ufak butikler, sevimli kafeler ve deniz mahsullerinin en taze halini yiyebileceğiniz restoranlar bulunuyor. Son dönemde artan popülasyonu sebebiyle fiyatlar yükselse de ufak bir Selimiye turu yapmanızı ve bir akşam yemeği yemenizi tavsiye ederim. Ancak yoğunluk sebebiyle önceden rezervasyon yapmayı unutmayın.

Orhaniye – Kız Kumu
Mavi yolculuk esnasında denizin üstünde uzun bir yürüyüşe çıkmak ister misiniz? Evet kaptanınız bu soruyu sorduğunda şaka yaptığını zannedebilirsiniz ama bu eşsiz deneyimi yaşamak hayal değil. Çünkü bu koyu meşhur eden doğal güzelliği, deniz üzerinde yürüyor hissi veren 600 metre batık bir patika gibi uzanan plajı… Denizin tam ortasında yürüyün ve bu muazzam özgürlük hissini yaşayın.

Yapmadan dönmeyin!

Mavi yolculuk daha da unutulmaz olsun istiyorsanız bir kaç öneri benden.. Bunları yapmadan dönmeyin!

# Uykudan uyanır uyanmaz denize atlayıp yüzünüzü tuzlu suyla yıkamadan…
# Seyir halindeyken gözlerinizi kapatın rüzgarı yüzünüzde hissetmeden…
# Sualtı dünyasını gözlük şnorkelle keşfe çıkmadan…
# Çıt çıkmayan koylarda çam kokusunu içinize çekip gökyüzündeki milyonlarca yıldızı izleyip açık havada uyumadan…
# Maviyle turuncunun her tonunu görebileceğiniz eşsiz gün batımlarını izlemeden ve tabi aynı şekilde erkenden uyanıp gün doğumunu da kaçırmadan…
# Gece yarısı yüzerek, denizle bütünleşmeden…
# Teknenize yanaşan ufak motorlardan taptaze balık satın alıp tadını çıkartmadan…
# Telefonunuz için bir sualtı kılıfı veya bir sualtı kamerası edinip turkuaz derinliklerde Caretta Caretta’larla ve balıklarla bir fotoğraf çekilmeden… Dönmeyin!

Şimdiden “Ah o gemide bende olsaydım!” dediğinizi duyar gibiyim… İyi tatiller…

Kaynak: Simit Sarayı Magazin Dilara Güder

Author: Nizamettin Gümüş

Okur Yazar Blogger. Siyasetten bahsetmeyi ve yazmayı sever. Memleketi Sinop'a tutkundur. Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir