Pazar Yazıları 1 0

Burkina Faso ve Olaylara Limon Sıkmak

Geçenlerde Burkina Faso’lu arkadaşım Thieba Lobo ile İstanbul’da uzun uzun sohbet etme fırsatım oldu. Kendisinden Afrika hakkında uzun uzun bilgi aldım. Fransızların nasıl kendilerini sömürgelestirdiklerini biraz hüzünlenerek biraz da öfkelenerek dinledim. Burkina Faso’nun resmi dilinin Fransızca milli marşının ise Thomas Sankara tarafından bestelenen Une Seule Nuit olduğunu o zaman öğrendim.

Burkina Faso

Arkadaşım Thieba Lobo anlattığı bir anısında Fransız sömürüsünden tamamen kurtulmak hiç olmazsa kendi kültürlerini koruyabilmek, birlik ve beraberliklerini sağlayıp Fransız etkisinden kurtulmak için kaynaşma toplantıları yapma kararı aldıklarını ve içlerinde bulunan bir iki beyinsiz (Thieba Lobo’nun tabiri) yüzünden bir sonuç alamadıklarından bahsetti.

Ben de kendisinden izin alarak yazdığım bu anısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Burkina Faso’nun çeşitli bölgelerine ait sivil toplum kuruluşları “Yeniden Özgür Burkina Faso” adlı bir tanışma ve kaynaşma programı yapma kararı alırlar. Ülke Fransızların hegomanyası altındadır. Maksat ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen kanaat önderleriyle birlikte bağımsızlığın fitilini ateşlemektir.

Toplantı zamanın siyasi lideri olan Thomas Sankara’nın da katılımıyla gerçekleşir. Burkina Faso’nun değişik yerlerinden gelen konulara tek tek fikirleri sorulur.

Toplantının amacının Burkina Faso’nun geleceğini şekillendirmek, sosyal, kültürel birlikteliği sağlamak olduğu halde bugün Burkina Faso’nun Oti nehri bölgesinin genç ve tecrübesiz kaanat önderi (!) olan Isaac Zida kendisine söz verildiğinde şunları söyler;

“Ya bizim bi hemşerimiz var ki olmaz olsun. Lanet bir adam. Sabah kalksa yüzünü yıkamaz, akşam yatsa çorabını çıkarmaz. Dolandırıcı, düzenbaz! Bir de siyasete bulaşmış ki sanırsın biz Burkina Fasolular yararına çalışıyor. Aksine nerde bir çıkar nerede bir menfaat orada! Adam bizi resmen kullanıyor. Geçen kahvede çay içmiş hesabı bile benim adıma yazdırmış!”

Zida’nın konuşması sonrasında söz alan bir başkası ise şöyle demiş;

“Beyler Fransızlarlar ile aramızda hiç bir fark kalmadı. Fransızlar gibi konuşur, düşünür ve yaşar olduk. Her şey bir tarafa kendi geleneklerimizi hatta sporlarımızı dahi unuttuk. Çocuklarımız her tarafta kriket oynar oldu. En azından yurt genelinde spor müsabakaları düzenleyelim. Böylelikle hem geçmişte kim olduğumuzu hatırlar hem de birlik ve beraberlik çalışmalarımıza katkı sağlamış oluruz.”

Thieba Lobo böyle güzel ve yapıcı bir konuşmanın ardından yapılan başka bir konuşmanın toplantının ruhuna resmen limon sıktığını söyledi. Konuşmayı yapan kişi Burkina Faso’nun Samusonus bölgesinin siyasetçilerinden Sukronu Kirikanka olduğunu ekledi ve neler söylediğini anlattı.

“Beyler tamam kendi yöresel sporlarımızı canlandıralım. Lakin müsabakalar esnasında kavga, dövüş olur. Kırgınlıklar yaşanır. Daha başlamadan ayrılıklar olur.”

Belirli bir açıdan bakıldığında masumca görünen bu konuşmanın neden beğenilmediğini sorduğumda ise dostum Thieba Lobo şu cevabı verdi;

“Nizamettin, bu toplantının amacı birlik ve beraberliği sağlamak adına kaynaşma noktaları oluşturmak. Bu toplantıya katılanlar bir başkasının hakkında konuşmak, başkalarını kötülemek veya olumsuzluklar aşılamak için katılmadılar. Aksine olumlu sonuçlar çıkararak Burkina Faso’nun geleceğine yön vermek.”

Dostumun bu cevabında sonra Burkina Fasolular ile bizlerin birbirlerine ne kadar çok benzediğini düşündüm.

Sahi sizce de benzemiyor muyuz?

Nizamettin Gümüş {Nizamettin Gümüş}

Okur Yazar Blogger. Siyasetten bahsetmeyi ve yazmayı sever. Memleketi Sinop’a tutkundur. Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir