Araştırmalar Biyografiler

Yazdığı Bir Kitapla Onlarca Askere Zafer Kazandıran General SUN TZU

Sun Tzu, çok büyük meydan savaşları kazanmış parlak kariyerli bir asker değildi. Hatta, çok kısıtlı kaynaklar göz ardı edilirse, hakkında çok fazla şey bilindiği de söyleyemeyiz. Bununla birlikte Savaş Sanatı tarihinin Sun Tzu’suz, tuzsuz bir yemeğe benzeyeceklerini iddia edebiliriz.

Sun Tzu“Mükemmellik her savaşta çarpışarak kazanmak değildir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır.” Sun Tzu

Peki neden? Gayet basit. Tzu, büyük bir savaşçı değildi, ama imza attığı tek bir kitapla, tarihe adını yazdırmış birçok büyük askere ilham kaynağı olmuştu. Bu eser, bilinen ilk savaş ilimleri kitabı olarak kabul edilen Bing-Fa’dan (Savaş Sanatı) başkası değildi. Tzu aynı zamanda uluslararası ilişkiler teorisindeki ‘gerçekçilik’ yaklaşımının öncülerinden biriydi.

Asıl ismi Sun Wu olan Sun Tzu (Efendi Sun), ölümünden sonra, kendisine gösterilen saygı gereği, bugün bilinen ismi ile anılmaya başlanacaktı.

Sun Tzu bir kitapla onlarca askere zaferler kazandırdı.

Sun Tzu’nun hayatı hakkında elde bulunan tek kaynak, M.Ö 2. yüzyılda tarihçi Sima Qian tarafından yazılmış bir biyografiydi. Qian, burada Sun Tzu’yu M.Ö 6. yüzyılda, bugünkü Çin’i oluşturan krallıklarından biri olan Wu’da yaşamış bir general olarak anlatır. Buna göre Tzu, ünlü Çinli düşünür Konfüçyüs’le de çağdaştı. Ayrıca sosyal bir sınıf olan Shi’ye mensuptu. Shiler, Çin tarihinin Bahar ve Sonbahar olarak adlandırılan dönemlerindeki toprak konsolidasyonu sırasında düklük unvanlarını kaybetmiş asilzadelerin torunları olan topraksız bürokratlardı. Gezerek akademik çalışmalarda bulunan birçok Shi’nin aksine Tzu, paralı askerlik yapmıştı.

Yine kayıtlara göre Wu Kralı Helu, M.Ö 512 civarında, askerî alandaki eseri Sun Tzu’yu (Qinh Hanedanlığı’ndan önceki dönemde kitap, yazarının ismini taşıyordu) tamamlamasının ardından kendisine generallik görevi vermişti. Tzu, hem askeri danışmanlık yapacak hem de yazmaya devam edecekti.

Kahramanımızın göreve başlamasının ardından daha önce yarı barbar bir kavim olarak düşünülen Wu Krallığı, Bahar ve Sonbahar dönemlerinin en güçlü devletlerinden Chu’yu fethederek, devrinin en güçlü devletlerinden biri olmuştu. Her zaman barış dolu ve huzurlu bir hayat isteyen Sun Tzu, Kral Helu’nun Chu’yu fethetmesinin ardından birden bire ortadan kayboldu. Bu yüzden hakkındaki bilgiler hep bölük pörçük kalacaktı.

Sun Tzu, Bing-Fa (Savaş Sanatı) isimli eseriyle, kendisi büyük zaferler kazanmış bir komutan olamasa da, adını tarihe ‘komutanlar komutanı’ olarak yazdırmayı başarmıştı. M.Ö. 6. yüzyılda, askeri taktikler üzerine kaleme aldığı eseri, özellikle 20. yüzyılda yapılan kaliteli çevirileriyle, spordan ekonomiye kadar onlarca alanda referans kaynağı olarak kullanılmaya başlandı. Tzu, Savaş Sanatı isimli eserinde, planlama, savaş saldırı, taktik konumlandırma, gücün kullanımı, zayıf ve güçlü noktalar, manevra, taktik değişiklikler, ordunun ilerlemesi, arazi, cephede dokuz konum, ateşli saldırı ve istihbarat isimli 13 başlık altında savaş sanatına dair 384 esası incelemişti.

M.Ö 290’lı yıllarda Çin’in Zhao bölgesinde yazmakta olan tarihçi Zhuang Zi, Tzu’nun teorilerinin, hem saldırı hem de savunmaya yönelik dövüş sanatı teknikleri ve hem silahlı hem de silahsız savaş teknikleri ile birleştirildiğini kaydeder. Özetle Tzu, Bing Fa ile bugün bizim Asya dövüş sanatları olarak bildiğimiz tekniklerin felsefi temelini atmıştır. Fransız misyoner Jean Joseph Marie Amiot, 1722’de Sun Tzu’nun kitabını Fransızcaya çevirerek (kitap ilk kez bir Avrupa diline tercüme ediliyordu) Art Militaire des Chinois ismini vermiş ve bu isim, daha sonra İngilizceye çevrilen kitaplara ‘Savaş Sanatı-The Art of War’ isminin verilmesinde etkili olmuştu.

Savaş Sanatı, tarihteki en önemli strateji referanslarından biri oldu ve zamanla eserin şöhreti, kendisi hakkında zaten çok az şey bilinen yazarı gölgede bıraktı. Çin edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan ve Mao Zedong’dan Joseph Stalin’e, Napolyon’dan, General Douglas MacArthur’a kadar onlarca kudretli isme ilham kaynağı olan bu eserde ne anlatılıyordu?

Asırlara meydan okuyan kitap: Savaş Sanatı

Savaş Sanatı, her biri savaşın farklı bir yönünü anlatan 13 bölümden oluşur ve devrinin askerî stratejileri ve taktikleri üzerine temel başvuru kaynağı olarak kabul edilir. Aynı zamanda strateji üzerine yazılmış en ünlü ve en eski eserlerden biri olan Tzu’nun bu eseri, hem Doğu hem de Batı dünyasında askerî planlama, ticari hayat ve spor da dahil olmak üzere onlarca alanda karar alıcılara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Bambu sopaları üzerine yazılmış orijinal versiyonu arkeologlar tarafından Nisan 1792’de bulunmadan önce Savaş Sanatı’nın en çok kullanılan versiyonu, Wei Krallığının kurucusu Cao Cao’nun “Annotation of Sun Tzu’s Strategies” (Sun Tzu’nun Stratejilerinden Haşiyeler) idi. Bu eserin önsözünde Cao Cao, daha önceki haşiyelerin, kitabın önemli esaslarına odaklanmadığını yazıyordu.

Savaş Sanatı’ndan sıklıkla yapılan alıntılar, bugün modern Çin’de deyim ve atasözleri olarak kullanılıyor. Sözgelimi kitabın üçüncü bölümünden alınan şu madde gibi:

Eğer hem düşmanı ve hem kendinizi iyi biliyorsanız, yüzlerce savaşta yüzlerce kez kazanırsınız. Eğer kendinizi biliyor, düşmanı bilmiyorsanız; birini kazanır diğerini kaybedersiniz. Ne kendinizi ne de düşmanı biliyorsanız, her zaman kaybedersiniz.

Savaş Sanatı, bugün birçok doğu Asya ülkesinde askeri okul sınavlarında adaylara sorulan soruların temelini teşkil ediyor. Hatta Japonya’da Sengoku dönemi sırasında Takeda Shingen (1521–1573) isimli bir daimyonun (Japon derebeyi) Savaş Sanatı’nı iyi kavradığı için girdiği bütün savaşları hiç silah kullanmaksızın galip bitirdiği bile söylenir. Öyle ki Tzu’nun eseri, Shingen’e kendi savaşçılık öğretisi olan Fūrinkazan’ı (Rüzgar, Orman, Ateş ve Dağ) oluşturmasında ilham vermişti. Bu felsefeye göre savaşçı, ‘rüzgâr gibi hızlı, orman gibi sessiz, ateş gibi insafsız ve dağ gibi sabit’ olmalıydı. Tzu’nun idealleri, asırlarca Çinli ve Japon savaşçılara ilham kaynağı oldu. Eserinde silahlarla ilgili teknik bilgiler de aktaran Tzu’nun asıl vurgusu ise, strateji, istihbarat, karakter ve liderlik sanatı üzerine olmuştu. Özellikle bir komutanda olması gereken istihbarat toplama yeteneği ve yaratıcılık gibi değerler üzerine yaptığı yorumlar, ölümünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen, başta askeriye olmak üzere, hayatın birçok alanındaki liderlere öncülük etmeye devam ediyor.

NOTLAR:
Sun Tzu, bugün kendisine en çok atıfta bulunulan Çinlidir.

Brezilya Milli Futbol Takımı’nın eski çalıştırıcısı ve dünya futbolunun ünlü isimlerinden teknik adam Luiz Felipe Scolari, maç taktiklerini hazırlarken Sun Tzu’ya kulak veren isimlerden biriydi. 2002 Dünya Kupası’nı kazandırdığı Brezilya Milli Takımı oyuncularına kitabın bir kopyasını dağıttıran Scolari, 2006 Dünya Kupası’nda Portekiz’in teknik direktör olarak İngiltere’ye karşı kazandığı zaferi de kitaptan esinlendiği taktiklere bağlamıştı.

Vietnam Savaşı sırasında Amerikalılara karşı savaşan Vietkong subayları, gerilla savaşıyla ilgili önermeleriyle öne çıkan Savaş Sanatı’nı başucu kitabı yapmışlardı.

Amerikalı diplomat Henry Kissinger, birçok eserinde ve Beyaz Saray’da görevli olduğu yıllarda sıklıkla Sun Tzu’ya atıfta bulunmuştur.

Yorum Yapın

Your email address will not be published.Required fields are marked *