Aile Nedir

Aile Nedir? Aile’nin Tanımı ve Önemi

Aile nedir? Aile, evlilik ve süt bağıyla birbirlerine bağlı olan fertlerin meydana getirdiği sosyal ve dini bir kurumdur. Aileyi teşkil eden fertler devirlere, bölgelere, sosyal, iktisadi ve dini yapıya göre değişmektedir.

Geniş aile; bir aile reisinin başkanlığında eş, çocuk, torun, gelin, damat, amca, dayı, hala ve teyzelerden oluşmaktadır. Binlerce üyeli aileler olduğu gibi, karı-koca ve küçük çocuklardan ibaret çekirdek aileler de mevcuttur. Günümüzdeki aileler daha ziyade çekirdek aile tipindedir.

Aile Nedir

Dinlere ve Milletlere Göre Aile Nedir?

Yahudilikte aile sosyal ve dini bir mahiyet arzetmekte, hem ataerkil hem de poligami özelliği taşımaktadır. Yahudilikte evlenmemek günah sayılmakta, evlilikler genellikle İsrailoğulları arasında olmakta, dışarıdan evlilik pek hoş karşılanmamaktadır. Yahudilikte boşanma meşru bir olay kabul edilmektedir.

Hıristiyan aile yapısı da yahudi aile yapısından pek farklı değildir. Hıristiyanlık, aileyi tamamen dini bir kurum olarak kabul etmektedir. Hazreti İsa‘ya göre aile fertleri arasındaki ilişki, insanla Allah arasındaki ilişkinin bir aynası ve insanın ruhi-manevi alandaki gelişmesinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Yahudilikte olduğu gibi hıristiyanlıkta da aile, kocanın hakimiyetine dayanmaktadır.

Hıristiyanlıkta kadın, kocasına Rabbi’ne tabi olduğu gibi tabi olacaktır. Karı koca bir tek beden gibi olduklarından ayrılmaları mümkün değildir. Bu anlayışın gereği olarak hıristiyanlıkta boşanma yasaktır. Bu yasak hıristiyan dünyasında pek çok sosyal ve ahlaki probleme yol açmıştır. Zira eşinden ayrılma imkanı bulamayanlar gayr-i meşru ilişkiler kurmuşlar, bu da aile yapısının manen bozulmasına yol açmıştır. Hıristiyan aile yapısının tek eşli (monogom) olduğu söylenebilir.

Eski Türkler‘de ailenin ataerkil olduğu görülmektedir. Fakat burada kocanın yetkisi sınırsız değildir. Eski Türkler‘de evlenecek erkek, kadının ailesine Kalın adıyla belli bir para veya mal verirdi. Bu hediye, kızın yetişip hazırlanması için harcanırdı. Fazla yaygın olmamakla birlikte çok evlilik uygulanmasının eski Türk toplumlarında da var olduğu görülmektedir.

Roma toplumunda aile dini-iktisadi ve sosyal bir birimdir. Ataerkil bir karakter taşır. Bütün güç ve yetki, aile reisinde toplanmıştır. Roma‘da mutlak bir mesken dokunulmazlığı vardı. Bir eve sığınan, oradan zorla çıkarılamazdı. Roma ailesinde evlatlık kurumu vardı. Bilindiği kadarıyla Roma’da tek evlilik esastı.

Dikkatinizi ÇEKEBİLİR: Müslüman’ın Ekonomisini Düzeltecek 3 Adım: İktisat Kanaat Ülfet

Islam’da Aile Nedir?

İslam’a göre aile nedir? Bazı alimler nikahla meşgul olmanın nafile ibadetle meşgul olmakta daha faziletli olduğunu söylemişlerdir.

Evlenmeyi gerekli kılan şer’i, akli ve tabii sebepler vardır. İnsanı aile yuvası kurmaya teşvik eden pek çok ayet ve hadisler mevcuttur. Ayrıca insan, öldükten sonra da neslinin ve hatırasının devamını ister. Bu ise ancak izdivaç yoluyla olur. Evlatlık edinmek suretiyle öz neslin devamı sağlanamaz. Zaten İslam aile yapısında evlatlığın yeri yoktur. Diğer taraftan aile yuvası kurmak tabii bir ihtiyaçtır. Kadın-erkek olarak insanın fıtratında var olan cinsel arzuların meşru yoldan tatmini ancak nikah yoluyla mümkündür. İslam’da nikah dışı ilişkiler şiddetle yasaklanmıştır. Neslin temiz bir şekilde devamı, insanın huzur ve saadet içinde yaşaması için aile fevkalade önemlidir, İslami aile din ve nesep bağına dayanır.

Ailenin Önemi Nedir?

İnsan fıtri olarak medeni bir varlıktır. Bir takım sorumluluklar altındadır. Kur’an tabiriyle “emanet” yüklenmiştir. İnsan varlıklar aleminin süsüdür. Yaratıkların en şereflisi ve yeryüzünde Allah’ın halifesidir. İnsanın kendini ortaya koyabilmesi, kendinden bekleneni yerine getirebilmesi için dayanışma ve yardımlaşmaya ihtiyaç vardır. Bu dayanışma ve yardımlaşma merkezden uzağa doğru aile, komşu, millet (kavim) ümmet ve insanlıktır.

Buna göre dairenin merkezinde aile bulunmaktadır. Merkez aynı zamanda temeldir. Aile temeli olmadan diğer yapıların oluşması mümkün değildir. İnsan topluluklarını millet ve ümmet yapan, manevi değerlerin nesilden nesle intikalini sağlayacak olan kurum ailedir, ifa ettiği görevler açısından ailenin yerine konabilecek başka bir kurum yoktur. Aileyi yıpratma gayretleri toplumun çözülme ve çökmesine yol açmaktadır. Aileler ne kadar sıhhatli olursa toplumlar da o derece sağlam ve güçlü olur.

Aile yuvası; çileli hayatın sıkıntılarından, ıstıraplarından bizi çekip çıkaran, iç alemimizi aydınlatan, bize hayat mücadelesinde güç ve cesaret veren huzur ve güven ocağıdır.

Hayatta bir yüreğin yalnız başına taşıyamayacağı dertler vardır. Bazen dayanılması mümkün olmayan, zavallı bir kalbi ezip sıkıştıran dağ gibi dertler, sevilen biri ile paylaşıldığında küçülür, ağırlığını kaybeder, insan, dertlerini en yakınlarına ve sevdiklerine açabilir. İnsana en yakın olan ise eşidir. Bu yakınlığı Kur’an-ı Kerim şöyle belirtmektedir:

“Onlar (hanımlarınız) sizin için bir örtü. Siz de onlar için bir örtüsünüz.”

Eşlerin huzur ve sukün bulduğu, çocukların sevgi ortamında taze birer çiçek gibi geliştiği ortam aile ortamıdır. İnsanın yetiştiği ilk mektep aile mektebidir. Ana kucağı ve baba ocağının alternatifi yoktur. İlk insan Hazreti Adem babamız ve Havva anamızdan itibaren toplumun temeli daima aile olmuştur. Ailenin son derece önemli olduğunu takdir eden İslam, yuva kurmayı teşvik etmiş, bu konuda pek çok ayet nazil olmuş, hayli hadis-i şerif varid olmuştur. Bu kadar önemli olan aile kurumunun korunup geliştirilmesi için ne kadar gayret ve fedakarlık gösterilse azdır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir