8 Görselle Doğru Bilinen Yanlışlar

Tüm bildiklerinizi unutun diyerek iddialı bir giriş yapmayacağım ama 8 maddede doğru bilinen yanlışlar sizlerle paylaşacağım. Kulaktan kulağa yayılarak doğruluğu sorgulanmadan doğru olarak kabul edilen yanlış bilgileri bu yazımızın konusu yaptım.

Son zamanlarda sosyal medyanında yaygınlaşmasıyla inanılmaz bilgi kirliliği etrafımızı sarıyor. İşte onlardan bir kaç tanesi.

8.”Moruk beynimizin %10’unu kullanıyoruz ya” bilgisi tamamen yanlıştır.

Doğru Bilinen Yanlışlar

7.Müşteri kapmaya çalışan sirklerin uydurması. Ne de olsa paraya giden her yol mübahtır.

Doğru Bilinen Yanlışlar

6.Bin yılın en efsanevi yanlışı mı desek yoksa trollemesi mi desek bilemedim.

Doğru Bilinen Yanlışlar

5.Baklıların bu durumdan haberi var mıdır acaba? Bence yoktur.

Doğru Bilinen Yanlışlar

4.Şekerler gerçekten çocuklar için zararlı mıdır? Belki biraz yararlıdır 🙂

Doğru Bilinen Yanlışlar

3.Çin Seddi için söylenecek o kadar doğru varken bir yanlışı doğru bilmek!

Doğru Bilinen Yanlışlar

2.Örümceklerden gece korkmaya gerek yok dostlar. Lutfen panik yapmayın.

Doğru Bilinen Yanlışlar

1.El tırnaklarınızı yemeyin yeterli 🙂

Doğru Bilinen Yanlışlar

Bonus Bilgi (Doğru Bilinen Yanlışlar)

Doğru Bilinen Yanlışlar adlı yazım burada sona eriyor. Bonus olarak sizlere Sinop hakkında doğru bilgiler vermek istiyorum;

Antik Çağ’da, Paflagonya bölgesi içinde kalan Sinop’un saptanabilen en eski adı, Sinopedir. Bir söylenceye göre kent adının kurucusu olarak kabul edilen aynı bir Amazon’dan almıştır. Bir başka söylenceye göreyse, kenti eski Yunan’da Irmak Tanrısı Asopos’un su perisi kızlarından Sinope kurmuştur. Söylenceler, MÖ 5. – 4. ve 3. yıllara tarihlenmektedir ve aynı döneme ait kent sikkeleri üstünde Sinope’nin başı görülmektedir. Hangi söylence benimsenirse benimsesin, kentin kurucusunun Sinope olduğu kesindir.

Ancak, Sinope bir su perisi ise, kentin Yunan kolonicilerce; Amazon ise; Anadolu’nun yerli halklarınca kurulmuş olması gerekir. Bu ikilem, dilbilim çalışmalarıyla bir ölçüde çözülmemiştir: Gerek etimolojisine yabancı olan Sin ya da Sind sözcüklerine Yunanistan’ın dışında daha çok Pontus, Doğu Anadolu, İran ve Hindistan’da rastlanmaktadır. Bu da, Sinope adının yerli Anadolu dillerinde gelmiş olabileceğini göstermektedir. Ünlü Antik Çağ coğrafyasısı Strabon ise, kentin kurucusu olarak, Argonotlar’dan Teselyalı Otolikos’u göstermekte ve onun kenti ele geçirerek bir Yunan kolonisi kurduğu yazmaktadır.

“Kentin ele geçirilmesi” kavramı, kolonileştirmeden önce, kent’te yerli bir halkın yaşandığını ortaya koymaktadır. Strabon’un sözünü ettiği gelişmeden sonra, Sinope Kenti MÖ 7. yıllarında bir kez Miletuslular’ca kolonileştirilmistir. Kent’te, sırasıyla Miletuslu Habrındas, Koos ve Krenitas dönemlerinde yerleşilmiştir. Tüm bü söylence ve tarihsel olaylar Sinop’un ilk çağlarda yerli halkça kurulduğunu, bu yerleşimi, söylencesel Argonot seferiyle ilgili olarak bir Yunan kolonisi’nin izlediğini, son olarak da Miletuslular’ın burada bir koloni kurduğunu ortaya koymaktadır.

Sinop’u içeren yörenin en eski adı ise “Kaşka Ülkesi” idi. Yöre Hitit Imparatorluk Dönemi’yle çağdaş olan Kaşkalar’ın yaşadıkları topraklarda yer alıyordu. Bu ülke sınırları içindeki küçük “Arauanna Ülkesi de, Sinop yöresinde bulunuyordu.

Author: Nizamettin Gümüş

Okur Yazar Blogger. Siyasetten bahsetmeyi ve yazmayı sever. Memleketi Sinop'a tutkundur. Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir